Yılın yarısını geçireceğim Anadolunun bu küçük şehrinde çok iyi karşılanmıştım.. İner inmez yurdum insanının misafirperverliği beni kendi evimde gibi hissettirmişti. Sokaklar ise anadilleri farklı olmasına rağmen Türkçe isimli lokantalarla marketlerle doluydu. Tabi ki kendi aralarında anadillerini konuşuyorlardı. Beklenen de buydu. Beni gördüklerindeyse, önce kendilerinden biri sanıyorlar, farklı dilde konuşmaya başlamamla birlikte bana misafir ihtimamı gösteriyorlardı. Sokaklarda sırasıyla Tat-Urfa kebap lokantası, Karadeniz Fırıncısı, Antalya Dönercisi, ve yine bir sürü dönerci ve marketin yer aldığı bu küçük şehirde henüz bir hafta geçirdim. Anadolu insanı bir başka olur. Bunu ancak bu küçük Anadolu şehrine gelerek anlayabilirsiniz, burda Dönerci Ali Abi, fırıncı Hakkı Usta, muhtar Frau Otto ile tanışarak... FRAU OTTO yanlış duymadınız, bütün bunlar niksarda, tavasta, tezlik yaylasında, hakkıbaşı pınarında geçmesi gereken hikayelere benzese de ben Kassel'de yaşadım.
Kassel'deki ilk haftam bitti. Almanya'daki -Berlin'den sonra- en büyük Türk nüfusu (12000) oranına sahip şehir.. Ben de tabii Ankara'da çok Türk sıkıntısı çektiğim ve hiç bulamadığım için bu kadar masrafa ve tantanaya girişerek Kassel'e Türkleri görmeye gelmiştim. La havle.. Tabii arada sırada döner yemek iki satır Türkçe konuşmak iyi geliyor ama işte.. Bu satırları okuyan anne babam endişelenmeyin benim Amerikalı, Polonyalı, Macar, Bulgar, Brezilyalı, Fransız, İtalyan, Avustralyalı ve Japonyalı arkadaşlarım var, onlarla hep yabancı lisan geliştiriyorum ve kültür zenginliği içinde yaşıyorum.
Kassel yoğun Türk nüfusu bir yana, doğa güzellikleri görülmeye değer bir şehir. Google görsellerden Kassel yazınca çıkan en belirgin şey Herkules kalesi ve onun şelalesi. Ama harika bir şehir merkezi ve İstiklal Caddesi gibi trafiğe kapalı ve tram yolu olan (tram tramvayın burdaki adı) uzunca bir caddesi var. Bu yazıyı burda bitirmem gerek ancak yakında fotoğrafları ve başka maceraları yine burda paylaşacağım. Sevgiler..
das fantastich über alles wunderbar!
YanıtlaSilblog çok güzel merakla izliyoruz :)