İnsan gerçekte olması zor olan şeyleri rüyasında gerçek gibi yaşıyor ya, bu çok ilginç bir olay.
Olmayacak şeyler oluveriyor.
Güya ben Gülse Birsel'in yeni dizisinde oynuyormuşum. İlk çekim günü çekim aralarında oyuncularla aşağı iniyoruz, dışarı molaya çıkıyoruz derken Gülse Birsel'le karşılaşıyoruz.
Önce adımı yanlış söyleyip bişeyler diyor, sonra ben anlıyorum ki ben dizide çok da önemli bir rolde değilmişim, fakat yine de bozmuyorum moralimi konuşmaya başlıyorum..
"Ben eskiden beri Gülse Birsel hayranıyımdır, Gayet Ciddiyim, Hala Ciddiyim ve Yolculuk Nereye Hemşeirimi okudum, GAG'ı da hiç kaçırmazdım" diyorum, alaycı gibi bir kahkaha atıyor, ee nolmuş gibisinden.. Ben de ezik bir gülümseme ile ekliyorum "e tabii herkes sizin kitaplarınızı okumuştur di mi?" Büyük bir güven ve gülümseme ile kafasıyla onaylayınca ben de şalter atıyor "Herkes de okumamıştır canım!" Bu fevri çıkışımdan sonra Gülse napacağını bilemiyor mu noluyor aramızdaki hiyerarşi biraz eriyor, sete doğru yürürken arkadaşlığımız ilerliyor. Tabii ben hala kast sisteminde çok aşağılarda olduğumdan ezik ezik yürüyorum.
Bir yandan da aklımdan geçiriyorum, acaba bu sohbetten sonra benim rolüme arada eğlenceli bişeyler yazar mı diye.. Ne pis bir piyasaymış hakkaten beni 6--7 saniyelik rüyada bile bozdu.
Sanırım Yalan Dünya'daki Ahmet karakteri ile özdeşleştirmişim kendimi :))